Röportaja klasik bir soru ile baþlýyorum, kendini biraz tanýtýr mýsýn?
Rojîn: Ben doðunun tüm özelliklerini üzerinde taþýyan ve bunu egitimi ile damýtmýþ biraz deli, kurallarla kavgasý olan, kalýplarý sevmeyen bir müzik ve tiyatro kadýnýyým...Bunu Kürt kýzlarýnýn model aldýðýný görmek beni mutlu ediyor...
Kasetlerinizde Kürtçe, Türkçe, Arapça dillerinde parçalar söyleyebiliyorsunuz ve bu her üç dili de çok mükemmel telaffuz ediyorsunuz, kullaniyorsunuz, bunu neye borçlusunuz, bunun etnik kökeninizle ilgisi var mi? Ayrica konserlerinizde Avrupa dillerinden Ýspanyolca, Fransýzca, Ingilizce dillerinde de þarkýlar söyleyebiliyorsunuz bu zenginliði nasýl baþarýyorsunuz?
Rojîn: Biz çok dilli bir kültürden geliyoruz, Mardine bakýn; hem Süryanice hem Arapça hem Kürtçe baþbaþadýr, bu da kulaklarýmda yer ediyor, Kürtlerin çoðu dillere karþý yeteneklidir çünkü bizi yöneten ülkenin dili ve kendi dilimizi beraber öðreniyoruz, bu zenginlik hepimizde var, çalýþarak bunu ortaya çýkarmak mümkün... Sürekli geliþmek bir çok þeyi takip edip deðerlendirmek de çok önemli hepimiz için..
Kürtçe müzik içinde olan Kürt kadýn santçýlarýnýn alýþýlagelmiþ olan kalýplarýnýn dýþýnda, tarzýnýzla, duruþunuzla farklý bir imaj çiziyorsunuz, müzik ile uðraþan Kürt kadýný denildiði zaman genellikle geleneksel giysilerle sahneye çýkan, sahnede hareketsiz duran ve en fazla davul zurnayla biraz halay çekebilenler aklýmýza geliyor oysa siz dünyada ne varsa Kürtlerde de olabilir der gibi müziðinizdeki ve sahnedeki tarzinizla geleneksel anlayýþýn dýþýnda farklý bir imaj çizip basarýlý oldunuz ve sevildiniz, bütün bunlar hakkýnda neler söylemek istersiniz?
Rojîn: Gerçekten insanýn kendini övmesini hamaset olarak görürüm ama bazý gerçekleri de görmezden gelmek hata olur... Ben bu ülkede konservatuara girip kimliðini inkar etmeyen duruþundan taviz vermeyen halkýna uzak durmayan ama kendi tarzýndan, giyim olsun, davranýþ biçimi olsun asla ödün vermeyen bir tavýr sergiledim, Kürtçe ilk single yapýp Kürt müziðinde uluslararasý dev bir firma olan Sony Music ile çalisan ilk Kürt oldum ve profesyonel anlamda devlet tiyatrosunda da oyuncu olarak çalýþan bir sanatçýy! ým.. Mesela uzun zamandýr caz dans dersleri alýyorum bana sahnede gerekecek.
Müziðinizi nasýl tanýmlýyorsunuz? Yaptýðýnýz müzik hangi türe giriyor?
Rojîn: Müzik uzun bir yol gerçekten, denemeleri çok seviyorum, kuralsýz müzik diyebiliriz. Kalýplardan hoþlanmýyorum, temel anlayýþýmýzdýr bu. Etno pop diyebiliriz .
Tiyatro mu yoksa müzik mi sizde daha çok ön plana çýkýyor? Hangisine daha fazla aðýrlýk veriyorsunuz?
Rojîn: Her ikisini de çok seviyorum... Sahne hakimiyetimi oyunculuðuma borçluyum.. Bu aralar muzik daha aðýrlýkta, gelen dizi tekliflerinden bana uygun olan birþeye rastlamadým bu nedenle kabul etmedim, ancak Erzurum devlet tiyatrosunda oyunculuða devam ediyorum.
Sanata bakýþ açýnýz nasýldýr? Sanat sizin için neyi ifade ediyor?
Rojîn: Sanat insan olmanýn anlamý ,duygularýn imparatorluðu hayatýn sorgulanmasý, ruhun arýnmasýdýr, halktan kopuk bir sanat düþünemiyorum, ben mesela çok farklý, muzikal olarak çok batýþeyler deneyebilirim halka ulaþamayýp elit kalýrsam bunun anlamý olmaz diye duþunuyorum, paylaþmadýkça sanatýn anlamý olmaz. Paylaþ!malý, deðistirmeli, etkilemeli...
Türkiyede müzik piyasasýnda arz-talep mekanizmasýyla iþleyen ve sanatsallýktan çok ticarî kaygýlarla oluþturulmuþ müzikleri görmek mümkün, genel olarak Türkiyedeki Kürtçe ve Türkçe müziði nasýl deðerlendiriyorsunuz?
Rojîn: Türkiyede tabii çok kötü iþler de var, çok güzel çalýsmalar da, her tarzda var, Türkçede her biri tam tanýmýný karþýlamasa da herkes tanýmlamanýn peþinde o yüzden içinden geleni degil, o tanýmladýðý kavramlarýn altýný doldurma çabasý ile yapýlýyor bazen iþler.. Kürtçede Metin Mahramaný çok beðeniyorum.. Müthið e güzel ve saðlam, en onemlisi duygulu müzik yapýyor.Müzik duygusuz olmaz diyeceksiniz ama bundan taþýyor duygu ve samimiyet hissediliyor.. Bizdeki tarzlar yerine oturacak zamanla.. Umutluyum..
Kanadadaki Kültür-Sanat Festivalinden tutun Dünya Kadýn Festivaline, Türkiye`nin AB`ye girmesini desteklemek için Belçika Konseri ve BarýþÝnsiyatifinin Diyarbekir Konserine kadar bir çok etkinlikte Türkiyeli bir Kürt sanatçýsý olarak yer almýþsýnýz, bu tür etkinliklerdeki katkýlarýnýzý nasýl deðerlendiriyorsunuz?
Rojîn: Burada sadece benim katkým yok bir çok sanatçý arkadaþým katýlýyor.. Sanatýn büyük katkýsý vardýr hayat üzerinde, siyaset üzerinde, her zaman olacaðým böyle etkinliklerde.. Bana Türkiyede festival gülü diye takýlýyor bazý gazeteci arkadaþlarým çünkü birine katýlýnca diðerinden davet alýyorum, galiba yakýnda dünyada konser vermedi! g1055ðim ülke kalmayacakAfrika hariç..
Türkiye birden fazla dilin, kültürün, etnisitenin olduðu bir ülke ve siz sanki bütün bunlar bir arada yaþayabilir, bütün bunlar bir zenginliktir dercesine baðrýnýzda taþýyorsunuz; Kürtçe söylüyorsunuz, Türkçe söylüyorsunuz, sizi Kürtlerde dinliyor, Türkler de dinliyor ve siz sanki bu topraklarda yaþayan insanlarýn olmasý gereken modelini oluþturuyorsunuz, bu konuda neler söylemek istersiniz?
Rojîn:Ben her iki kesimin ýrkçýlarýndan tepki alýyorum hep söylüyorum dillerin günahý yok.. Biz bize yasak koyanlara benzememeliyiz. Bir çok þeye açýk olmalý kendimizi her dilde ifade edebilmeliyiz. En güzel hali ile ,bu nedenle bunlara kulak asmýyorum yoluma devam ediyorum ...Amaç çogalmak degil mi? Bir sürü Türk arkadaþým "ya Kürtçeyi seninle çok sevdik, ne yumuþak dilmiþ, baþka neleri dinleyelim, ne tavsiye edersin?" diyor bu hoþ bir duygu..
"Sî", "Ya Hep, Ya Hiç" ve son olarak da "Jan"(Sýzý) albümlerinizle dinleyicilerle buluþtunuz, sýrada baþka çalýþmalarýnýz var mý?
Rojîn: Evet olmaz mý.. Simdiden 4. albüme parçalarýmýhazýrlýyorum.. Sizin aracýlýðýnýzla da duyurayým; çok güzel parçalar olursa baþkalarýndan da almak isterim, kendi bestelerimin yanýnda renk olur.. Kendine, besteciliðine güvenen ya da besteleri olan arkadaþlara buradan seslenmiþ olalým.. E-mail atsýnlar.. Görüþelim, dinleyelim...
Son olarak, Orta Anadoluda bir milyonu aþkýn nüfuslarýyla Kürt kasabalarý, köyleri, ilçeleri var, bura Kürtleri hakkýnda neler düþünüyosunuz, burada Kürtlerin olduðu sizin için sürpriz oldu mu?
Rojîn: Orta Anadolu Kürtleri bana sürpriz degil, çok arkadaþým var, Konyalý, Polatlý... Kendilerini hiç kaybetmemiþ olmalarý dillerini unutmamýþ olmalarý hoþ..
Sormadýðým ama söylemek, eklemek istedikleriniz var mý?
Rojîn:Hemen herþeyi söyledik galiba... Ben çok tesekkür ederim.. Ha þunu eklemek isterim.. Korsan ya da internetten mp3 deðil cd alsýnlar, çünkü bu bizim yaþamamýz, dilimizin yaþamasý, kendini doðru ifade eden sanatçýlarýn yaþamasý demek.. Sizi tanýdýðýma çok sevindim, görüþmek dilegi ile baþarýlar.