‘’Kılam, samimiyetini hemen hissettirebilmeli. Zamanında yaşanan o acıları, kederleri, aşkları bugüne taşıyabilmeli. Tarihte yolculuk yaptırmalı adeta’’
Hazırlayanlar
Evindar ve Uske
Koma Xelikan, ne zaman, nasıl ve niçin kuruldu? OSMAN: Koma Xelîkan biraz sansın,biraz özgüven,biraz da yeteneklerimizi yönlendirebilmenin çabasında kuruldu. 97’de ilk rinde albümüyle tanındık, yada popüler deyimle müzik piyasasında ismimizi duyurduk. Tabi öncesi de var; Düğün sahiplerine (Karacadag’da) gidip, kendimizi rica-minnet üzeri davet ettiriyorduk. Gowanda eleştirileri, motive edici, her kafadan bir sesin çıktığı bir ortamda yola (geri dönüsü olmayan) çıktık. Müziğe elini veren kolunu kaptırıyor, gerçekten de, o hazzı damarların da hissetmeye gör...
Isim değişikliğine niçin gereksinim duydunuz? OSMAN: ilk başta sadece köy özelinde biliniyorduk. ve 5 üye de aynı aileden olduğu için gayri iradi çevremiz bize babaannemizin ismini (KOMA QIZE)
takmıştı. hala köyde yine öyle çağıranlar da yok değil. köy dışına çıkmamızla beraber daha estetik ve anlamlı bir isim gerekliliği doğdu. dışardan gelen önerilerin de doğrultusunda XELîKAN ismini aldık. hem ‘halk’ anlamı taşıyor hem de ’halkın grubu’ gibi izahı kolay (Koma Qize’yi izah ederken soğuk terler dökerdik) ve daha anlamlı bir isim, hem de kendi aşiretimizin ismiydi.
Orta Anadolu’daki halk türkülerini derlerken hangi kriterler etrafında hareket ediyorsunuz? OSMAN: Öncelikle buram-buram yaşanmışlık kokuyorsa, yüzüne bir şamar gibi iniyorsa, tüm tüylerini diken-diken ediyorsa ‘tamam işte budur diyoruz’. Kılam, samimiyetini hemen hissettirebilmeli. Zamanında yaşanan o acıları, kederleri, aşkları bugüne taşıyabilmeli. Tarihte yolculuk yaptırmalı adeta. ERGİN: Sesimize uygun olması gerekir. Gerçekten daha iyi bir yorum katacağımızı düşünürsek özünü muhafaza etmeye çalışarak değerlendiririz. Aksi halde kendimize ve zamanında büyük acılarla onu söylemiş olan sahibine en büyük saygısızlığı yapmış oluruz.
Orta Anadolu’daki kılamların müzikal yapısı nasıl? Bu kılamların kendine has özellikleri var mı? OSMAN:Orta Anadolu Kürt Müziği gerçekten keşfedilmeye değer,derinine indikçe engin bir deryada yüzüyor gibi hissettiriyor. Bizler Orta Anadolu Kürtleri olarak ortalama 150 yıllık bir kültüre sahibiz (coğrafya olarak) bu sebeple kılamın ilk sahibine yani kendi sahibine ulaşma imkanımız fazla. Buda orijinali dinleme ve orijinal ekseninde bir derleme yapma imkanı tanıyabiliyor. Bu çok büyük bir avantaj. ERGİN: Yapılan kılamlar kendi coğrafyasından, jeopolitik konumundan etkilenirler. Bizim müziğimizde de bunun etkisi olmuştur elbet. Mesela Kürdistan’da insanlar seslerini birbirlerine ulaştırmak için daha gür, daha yüksek sesle dillendirirler kılamları (denbej kültürü özellikle) sesini karşıya ulaştırmak daha zordur. Daha sakin bir ses tonuyla söyleniyor bizimkiler. Her taraf düzlük ve evler daha iç içe. Bu biraz etkilemiş olabilir diye düşünüyorum. Pratik anlamda siyasi bir baskıyla karşılaşmadıkları için içerik olarak siyasal temalar uzaktadır. Çoğunluk aşk ve ağıt niteliğinde ve biraz daha arabesk formata (Kürdi-besk) yakın bir havadadır. (Ama bunca asimile politikasına ve yaşatılan sürgüne rağmen dillerini muhafaza etmek ve bu dille sanatsal yapıtlar ortaya çıkarmaları başlı başına bir siyaset ve devrim olarak da nitelendirilebilir...)
Koma Xelikan, müziklerini nasıl tanımlar? ERGİN: Müzikte ve her anlamda genel bir etiket yada kalıba karşıyız ki günümüzde arı haliyle bir tarzı tanımlandırabilmek çok zordur diye düşünüyorum.hepsi iç içe geçmiştir. etnik bir hava, bakarsın bir anda blues yada caz figürleriyle süslenmiş apayrı ve tanımlanması güç bir tarz olarak karşımıza çıkıyor. ama kendi özelimizde ORTA ANADOLU KÜRT MÜZIĞI için alternatif bir şeyler sunma çabasındayız. OSMAN: elimize geçen bir esere kendi ruhumuzu katmaya çalışıyoruz. kendi süzgecimizden geçiriyoruz bir anlamda. Her şeyin mutlaka daha iyisi vardır. ve her şeyde olduğu gibi müzikte de son yoktur. bu yüzden daha iyisini yapmak ve yenilik getirebilmek, ruhunu kaybettirmeden, özüne saygı duyarak batı enstrümanlarıyla destekleyip daha farklı bir kompozisyon yaratmak çabası müziğimizin ana tarzıdır.(yaşlılara göre eski kılamları mahvederek)
Orta Anadolu’daki Kürt müzisyenler için yeteri kadar elverişli ortam var mı? Zorluklar neler? ERGIN: Maddi olanaksızlar tabiri caizse belimizi büken en büyük zorluk.(en azından Koma Xelîkan için öyle) tüm olanaksızlıklarımızla mücadele ederek kendi gayretimizle hala müziğe devam ediyoruz. o kadar güzel planlarımız var ki olanaklar elvermiyor. gün gelir uygun şartlar oluşur yada yaratırız elbet. AMA umarım ki bizim için çok geç olmaz ve hayat bizi müzikten göstermelik de olsa uzaklaşmak zorunda bırakmaz...başka bir sorun Orta Anadolu müziğiyle uğraşan arkadaşların çok ayrı yerlerde olmalarıdır. bir arada bulunup ortak üretimler yapmak, fikir alışverişinde bulunmak imkanı yok. aynı çatıda buluşacağımız bir kurum şu anda mevcut değil. mesela en büyük idealimiz Orta Anadolu’nun klasikleşmiş yada değişik eserlerini tüm arkadaşlarla beraber yorumlayıp karma bir albüm çıkarmak.
OSMAN: Orta Anadolu Kürt müziğiyle uğraşan bu işi profesyonel anlamda yürüten ve hayatını tamamen müzikten kazanan müzik adamlarından mahrumuz bildiğim kadarıyla (bizde dahil olmak üzere) eksikliktir bence. AMA DOGRU VARDIR BIR DE GERÇEK VARDIR.hayatın acı yüzü bazen insanları farklı yerlere savurabilir. istemediği bir iste ve şekilde hayatını devam ettirmek zorunda bırakıyor şartlar. bunun en büyük sebebi de müziğin şu anlık hayatı devam ettirebilmek için gerekli maddiyatı sağlamamasıdır. Çok güzel yetenekler farklı işlerde ve müziğe uzak bir hayat sürdürebiliyorlar...somut baskı olarak ise çok ciddi bir devlet baskısı yok. Ama gözler ve kulaklar daima açıkta ve tetikte beklemektedirler. Tehlike sezdikleri anda kimsenin gözünün yaşına bakmazlar bence. Bir şeyleri göze almak gerekiyor, şayet yaptığın işi seviyorsan ve değer biçiyorsan. bu hem avantaj hem de dezavantaj olarak yorumlanabilir. baskı olmazsa daha özgür, daha rahat (ama onların sunduğu özgürlük) bir ortamda bulunur ve üretimine yansıtabilirsin. ama baskılarda bir yerde daha büyük bir hırsla işine sarılmana sebebiyet verebilir bence..tartışılabilir bir konu tabii ki...
Piyasada Orta Anadolu Kürt Müziği adına müzikal anlamda kalitesiz ve Kürtçesi bozuk
bir çok kaset var, bunları nasıl değerlendiriyorsunuz? OSMAN: İdeallerin, amaçların başarıya ulaşması için doğru yerden başlamak gerekir. Doğru ideallerle başlamak, olayı bitiren kısmı diye düşünüyorum. Tek başına yeterli değil tabi! koyduğun hedefe ulaşmak için çok ciddi bir emek, düşünmek, kendinden yeni bir kendin çıkarmak için uğraş vermek ve kendini siyasal, kültürel, müzikal anlamda donatmak çabasında olmak gerekiyor; INSAN ALDIKLARINI VERIR. dünyayı nasıl algılarsa, yapacağı işe de aynı derecede yansıyacaktır hayata bakışı. yaparsın yada yapamazsın ama sadece yapmamız gerekenleri söylüyorum.! hazıra konmaya çok seviyoruz. Amerika’yı yeniden keşfediyoruz. perspektif sorunu var. doğru yerden bakamıyoruz. ve bu maalesef çoğu arkadaşımızda var; kaset çıkarmak marifet zannediliyor. Hiç de değil (biz bile çıkardık) sadece gelen servisi değerlendiriyorlar. mutfak kısmına göz bile atmıyorlar. çoğu daha fazla düğüne gitmek için, rekılam yapmak için ve hiçbir müzik kalitesi, ruhu, samimiyeti olmayan albüm yapıyorlar. Ama arza göre talep kanunu vardır. Emek veriliyorsa saygı duyarız.
ERGİN: Daha özenli olmak gerekiyor. isterse senfoni orkestrasıyla müzik yapılsın.bazen çok önemli bir şeyi es geçiyoruz.SES GIRTLAKTAN DEGIL ,YÜREKTEN VE BEYINDEN ÇIKAR.bizimde eksiklerimiz yok değil.bunları görüyoruz.ACEMILIKLERIN TÜM CAGLARINDAN GELIYORUZ. Ve her hatayı, yaşadığımız her acıyı kendimize olumlu birer tecrübe ve olgunlaşma kaynağı olarak aktarma çabamız her daim sürmektedir. Ama ‘nerde o eski şarkılar’ sözünü geyik muhabbetiyle karışık yapmıyor değiliz. Toplum olarak ruhumuz hafiften bir küf tabakasıyla kaplanmış. Mamosta Kürt Remzi’nin bazı şarkılarındaki takatten kesen duygu yoğunluğunu yakalamak ve görmek çok zor. Elbette diyalektiğe inanıyorsak bu da aşılacak, bizde dahil olmak üzere. Daha kaliteli şeyler yapacak ve yapacaklardır...
Orta Anadolu müziğini geliştirmek ve kaliteli hale getirmek için ne yapılabilir? OSMAN: Öncelikle kendi müzisyenlerimizi yaratmamız gerekiyor (enstrüman anlamında) birilerini yorumlarken kasetlerini baz alıyoruz. Ve stüdyoda çalan müzisyenlerin hemen-hemen hepsi de Kürt müziğine ve o ruha uzaklar. Bizde dahil olmak üzere en büyük handı kapımız budur. daima daha uzağı görmek alternatifler üretmeliyiz. Kürtlere çaldıramazsak bile enstrümanları, stüdyo Türk müzisyenlerini yönlendirebilmek, ruha uygun bir format yakalatabilmek gerekir diye düşünüyorum. Bir nevi kendi profesyonel müzisyenlerimizi yaratmak, profesyonelleşmek gerekiyor. ERGIN: Araştırma yapmak, aynı eseri mümkün olduğunca çok kişiden dinlemek hatta hayataysa ve ikna kabiliyetini iyi kullanabilirsen asıl sahibinden dinlemek gerektiğini düşünüyoruz. Daima aslına uygun hareket etmek o otantik havayı hiçbir zaman kaybetmemeye özen göstermek gerekiyor. Müziğe profesyonel bir bakış açısıyla ama amatör bir ruhla yaklaşmak ve değerlendirmek gerekiyor.
Özelde Orta Anadolu Kürtlerinin size ve müziğinize olan ilgileri nasıl? ERGİN: Çok güzel eleştiriler alıyoruz. Bizi daha iyi şeyler yapmaya iten de biraz bu. Hiç beklemediğimiz bir ilgi. Bu ilgiyi hak edip etmediğimizi de gerçekten bilmiyoruz. Layık olma çabasındayız sadece. Önyargı olmuyor değil tabi ki. Bir anımızı paylaşalım; Yine MECBURIYETTEN gittiğimiz (maddi anlamda) bir düğünde düğün sahibi, bizim hakkımızda çok bilgi sahibi değildi. akşama doğru yemek saatinde ’nani gawanda hozırkın (gawandaların yemeklerini hazırlayın) dedi, ve yanımıza geldi. Davul zurna icra eden arkadaşlarla sohbet ediyorduk. Bunu duyunca moraller bir anda enkazın altında kalmış gibi tükendi bizde. Ne is yaptığımızı sordu (tabi geç bir soruydu, biz çoktan yaralanmıştık) hepimiz öğrenciydik. birimiz siyasalda, iki kişi mühendislikte birimiz almanca-matematikte okuyordu. bunları duyunca yüzündeki hal görmeye değer bir sahneydi. biz ayrılana kadar mahcup ve affettirme çabasında bir edayla bize yaklaşmaya çalıştı. bizim için bazı şeyleri algılamamızda enteresan bir tecrübe olmuştu. hatta bunu söyleyen kişiyle ileriki zamanlarda çok iyi bir arkadaşlığımız da olmuştu. Şunu da belirtmek istiyoruz, Kürtçe de bir deyim vardır ‘gurmî dare ji dare ye’ diye. biz en büyük yıkıcı eleştirileri, demoralisazyon operasyonlarını kendi köylülerimizden aldık. daima yanımızda duran ve destek verenlerin hakkını elbette yememek gerekir. ama size dair yorumlar neler diye bir soruya karşılık ilk aklımıza gelen ve derinden üzen bir durum yıkıcı eleştirilerle bizi hep yıpratma amacındaki sayılı da olsa bazı yakınımızdaki uzak insanlardı. olayı biraz daha dramatize edersek ve esprili bir hale büründürürsek YILMAZ ODABAŞI’NIN TABIRIYLE ‘NE KARACADAĞ ANLADI BIZI NE DE SEN’
Ilk ve son kaset çalışmalarınız hakkında bizleri bilgilendirir misiniz? Hangi derlemelere yer verdiniz? OSMAN: Yukarıda birazda şans faktörüyle başladığımızı söylemiştik. bizim en büyük şansımız da MAMOSTA BILAL ERCAN’ la tanışmamız olmuştu. akrabalığımızı da kullanarak yardım dayattık. bize her türlü desteği sağladı. belki de su anda ‘Koma Xelîkan’ diye bir grup varsa BILAL dayımız sayesindedir. hakkı inkar edilemez derecede üzerimizde vardır. ilk kaset RINDE, ilk göz ağrımız, ilk heyecanımız, ilk korkumuz, ilk tecrübemiz ve o ilk stüdyo saatlerinin daima dudaklarımızda özlem dolu bir tebessüm bırakacağı albüm. sadece kendimize, eşe-dosta dinletmek amacıyla yaptığımız bir kayıt iken çok güzel yorumlar ve bandrollü dağıtılması....çıktıktan sonra beklediğimizin çok üstünde bir ilgi ve daha profesyonel ve daha ciddi bir çalışmaya itmesi... Gula Mome, Pele Zer ve muhtemelen bir aya kadar çıkacağını düşündüğümüz yeni albüm...kendimize ve bizi dinleyenlere duyduğumuz saygıdan kaynaklı, beklentilere cevap olacağını düşündüğümüz son albüm repertuarını 3 senede çıkarmaya çalıştık. çıkacak albümde derlemelere daha ağırlıklı yer verdik.(galeri parçaların hazzını, ruhunu, samimiyetini yeni çalışmalarda yada çalışmalarımızda göremediğimiz için) Daha değişik ve beklentilere en azından çoğu kısmına karşılık vereceğini düşündüğümüz bir çalışma...daha stüdyo aşamasındayız. son halini almadı. ama her aşaması bizi heyecanlandıran bir albüm. Kom Müzik dağıtımında çıkacak. beraber çalıştığımız müzisyen arkadaşlar çok sağlam ve işinin ehlileri. mesela KARDEŞ TÜRKÜLER bir yada iki parçayı aranjesi ve çalımlarıyla (Kelhasan Köyünden bir parça) yapacaklar. (programlarında bir terslik olmazsa) ve kullanacağımız perküsyonların bazılarını. bazı kılamlar, aşına ezgiler ama ayrı bir tat bırakacağını düşünüyoruz..şimdilik yeni albüm için diyeceklerimiz bu kadar. gerisi dinleyenlerimizin yorumları...
Xelkedondurma-Gölyazı beldesine ait derleme çalışmalarınız var mı? Nasıl buluyorsunuz? ERGIN: Bizim araştırmalarımız ve çaldığımız derlemeelrin çoğu bizi Xelkedondurma’ya ve Kelhasan’ a çıkarmıştır. ciddi anlamda çok güzel eserler var Xelikan’da. bizim yaşlıllara soruyoruz; ‘niye oradan bu çoklukta ve güzellikte kılamlar çıkmıştır’ diye. aldığımız cevap, biraz komik tabi. eskiden ‘haftada 7.5(yedi buçuk) kız kaçardı‘ diyorlar. ‘üstteki yarım (buçuk) ne oluyor? diye sorduğumuzda ‘onlar da yoldan geri dönenler ve kaçmaya hazırlananlar’ diye esprili bir dille anlatıyorlar. Gölyazı, gerçekten de eskiden kaçan kızlarıyla meşhurmuş. tabiki buda eski güzel, saf, derin sevdaların yoğunluklu yaşandığı bir bölge olduğuna işarettir. bu heyecanlı ve emek verilen aşkın sonucu da ister istemez dillendirilmiş ve kılamlara yansımıştır. son albümde Gölyazı’dan 2 derleme olacak. Gölyazı’ya geçen yaz gitmiştik. bizi doyuracak birilerini tam anlamıyla bulamamış olsak!! da iyi geçmişti yine de.
Son aylarda Türkiye’de pop star furyası başladı. Bu furyanın müziğe ve müziği kendilerine meslek yapmış sanatçılara olan etkisi nedir? ERGIN: Kürtçe’de bir söz vardır ’mına agırî qirşa’ (saman tanesi ateşi gibi) bu tür popülist yarışmalarla gelen popülaritede aynen böyledir. çünkü medya onları istediği gibi kullanır. işleri bitince bir kenara fırlatırlar. POPÜLER KÜLTÜRÜN özü de budur. zaten emek verilmeden yapılan her işin sonu böyledir bence. ama şöyle bir realitede yok değil. artık günümüzde renkler sadece siyah ve beyaz değil. gri tonları daha ağırlık basıyor hayatın artık. sistemi tamamen yadsımak (her şeyi tüketse bile) mümkün değildir. ister istemez, kıyısından-köşesinden, yada tamamen dahil oluyorsunuz. Bizler de izlemedik değil. Bayhan’ın Ayhan Işık bakışlarına gözümüz takılmadı değil. ama onu anlayarak izlemek, sistemi tanımak ve her şeyi ama her şeyi nasıl metalaştırdığını görmek içinde izlenebilir bir proğramdı. lakin her konumda, her aşamada çok zor da olsa birey kendi dünyasını dış tahribatlara karşı koruyabilir, hayatı daha realist algılayabilir ve kendi dünyasını kendi şekillendirebilir...gerçek sanatçı anlayışa pek de zararı olduğunu düşünmüyorum. ama yeni müziğe atılan gençleri yanlış yönlendirebilir, hayatı magazinel bir bakış açısıyla yorumlama gibi popülist ve dejenere bir vaziyet de doğurabilir. hayatın gerçek yüzünü görmelerinde engel olabilir. ama tekrar söylüyoruz, asıl olan EMEKTIR, YARIN BIZLERE KALACAK OLAN YALNIZCA EMEK SÜZGEÇINDEN GECMIŞ YAPITLAR OLACAKTIR...
Xelkedondurma sitesini nasıl buldunuz? OSMAN, ERGİN: Emek kokusunu aldığımız her durumda boynumuz kıldan incedir.güzel emeklerle hazırlanmış.insanımızı bir araya toplamak ve doğduğu, yaşadığı, yaşlandığı veya özlemini çektiği yere ait kareler sunmak yapılabilecek en güzel hizmetlerden biridir. böyle bir misyonu taşıdığını ve yapılacak en ufak bir şeyin bile kültüre hizmet olduğunu düşündüğümüz için yapan arkadaşların ellerine sağlık diyoruz...
’bizi yönlendirenve daha iyi şeyler yapmaya iten dinleyicilerimizin görüşleridir’ şiarıyla onlardan her konuda bize ulaşmalarını istiyoruz.
Son olarak eklemek istedikleriniz? Çalışmalarınızda başarılar diler, özgür ruhlarla, güzelliklerin paylaşıldığı barış dolu yarınlarda müzikten konuşmak ümidiyle KOMA XELîKAN’dan sevgiler saygılar...